 |
Körlük tedavisinde yeni umut
|
Washington (AA) - Kalıtsal bir retina hastalığının tedavisinde çığır açabilecek gelişme kaydedildi. Dünyada görme engelli çocukların yüzde 10 ila 20’sini ilgilendiren, doğuştan gelen ve körlüğe yol açan Leber retina hastalığından mustarip 3 gence yapılan gen tedavisi başarılı oldu. Gen tedavisi sayesinde 3 genç görme yeteneğinin bir bölümünü kazandı.
Araştırmayı yürütenlerden Pensilvanya Üniversitesi’nden Albert Maguire, bunun, öldürücü olmayan bir çocuk hastalığı için uygulanan ilk gen tedavisi olduğunu söyledi.
Hastalar tamamen normal görme yeteneğini kazanamasa da bu cesaret verici sonuçların Leber ve diğer retina hastalıklarında gen tedavisi uygulanması konusunda başka
Devamını oku…
AFT
TARİF:
Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir.
Aftın oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır. Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir.
Bu nedenle aft oluşumunu hızlandıran ve iyileşmesini geciktiren faktörlerden bahsetmek mümkündür.
Aft oluşumunda hangi faktörler önemlidir?
STRES
Günümüzde migren, yüksek tansiyon ve gastrit gibi birçok hastalığın nedenleri arasında kabul edilen stres aft oluşmasının en önemli nedenlerinden birisidir.
Hanımlarda premenstural gerginlik(adet öncesi dönem) de aft oluşumunu hızlandıran faktörlerdendir.
YİYECEKLER
Devamını oku…
Anadolu Sağlık Merkezi İnfertilite ve Tüp Bebek Merkezi Direktörü Op. Dr. Aytuğ Kolankaya, “Eğer adet sancısı çekiyorsanız, altta yatan sebep mutlaka araştırılmalı” diyorÇünkü öyle hastalıklar var ki, adet sancısıyla belirti veriyor ve doğurganlığı etkileyebiliyor. Bunların başında, rahmin dışında yapışıklıklara sebep olan ‘endometriozis’ geliyor
Kadınlarda en sık rastlanan çocuk sahibi olamama nedeni yumurtlama bozukluğu. Ancak Op. Dr. Aytuğ Kolankaya, bu sorunun basit ilaçlarla tedavi edilebileceğini vurguluyor. Kolankaya’nın anlattığına göre, yumurtlama bozukluğunda adet düzensizliği önemli bir belirti olabiliyor. En sık yumurtlama bozukluğu polikistik over’de gözüküyor. Şakaklar ve göbek altında sert kıl şeklinde tüylenme; yüzde akne, kilo değişiklikleri, adet düzensizliği veya hiç adet görmeme ise polikistik over’in en önemli belirtileri olarak sıralanıyor.
Bir diğer hastalık ise endometriozis… Rahmin dışında yapışıklıklara ve adetin ağrılı, sancılı görülmesine sebep olan endometriozis de doğurganlığın azalmasına yol açabiliyor. Her 100 genç kadından 7 ila 10’unda görülen endometriozis, çok sık rastlanmasına karşın çok atlanan bir hastalık. Endometriosiz’in ilerleyici bir hastalık olduğunu belirten Op. Dr. Kolankaya, bazen yumurtalıkta kistle de ortaya çıkabildiğini, bu nedenle erken dönemde teşhisinin önemli olduğunu söylüyor. Kolankaya, ebeveynleri uyararak, “Kızları adet sancısı çekiyorsa, altta yatan sebebin mutlaka araştırılması gerekiyor. Bunun çocuğun gelecekteki doğurganlığıyla ilgili olabileceği unutulmamalı” diyor.
ADET DÜZENİ NASIL OLMALI?
Adet düzensizlikleri, adet sancısı, geçirilebilecek karın içi veya vajinal iltihaplar gibi durumlar gelecekteki doğurganlık azalmasının belirtisi olabileceğinden bunların atlanmaması gerektiğine işaret eden Op. Dr. Kolankaya, kadınların adetlerinin 21-35 gün arasında olmasının normal olduğunu, eğer bu süre dengesiz şekilde gidiyorsa mutlaka kontrol ettirilmesi gerektiğini söylüyor. Adet kanamalarında dikkat edilmesi gereken bir başka noktanın ise kanama miktarı olduğunu hatırlatan Kolankaya sözlerine şöyle devam ediyor: Devamını oku…
Apandisit ve tedavisi
Yaygın bir hastalık olan “apandisit”, karnın alt kısmında bulunan ve apandis ya da apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır.
“Apendiks vermiformis uzun ince bir boru veya solucan şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda kör bir barsaktır. iki ila 25 cm arasında değişen uzunlukta olabilir. Çocuklarda, yetiş*kinlerden daha uzundur. Normalde karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda bulunabilir.”
Vücuttaki işlevi lam olarak bilinmeyen apendiks, bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organ olarak tanımlanıyor.
APANDİSİT NASIL OLUŞUR?
“Apandisit yüzde 90 oranda, apendiks lümeninin (yani apendiksin iç kısmının) dışkı ile tıkanmasından kaynaklanıyor. Sık görülen nedenlerden biri de tenf dokularının şişmesidir. Devamını oku…
Astım bronş astımı ve tedavisi
Astım bronş astımı
Çok uzun süredir astımla yaşıyor olsanız bile, astımın tam olarak ne olduğunu, vücudunuz üzerindeki etkilerini ve bu sağlık durumunu nasıl kontrol altına alabileceğiniz konusunda yardıma ihtiyaç duyabilirsiniz. Kendinizi daha iyi hissetmeye astım hakkındaki tüm gerçekleri öğrenerek başlayın.
Astım akciğerlerinizde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, iki farklı boyutu vardır:
Daralma(Constriction)
Akciğerlerinizdeki hava yollarının etrafındaki kaslar beraberce kasılır veya daralır. Bu daralmaya genel olarak “bronkokonstriksiyon” denir, ve akciğerlerinizin nefes alıp vermesini zorlaştırabilir.
İltihaplanma(Inflammation)
Astım hastasıysanız, akciğerlerinizde bulunan hava yollarınız genelde şişik ve rahatsızdır. Nöbet başladığı zaman daha da şişer ve rahatsızlanır. Doktorunuz bu şişme ve rahatsızlıktan “iltihaplanma” olarak bahsedebilir. İltihaplanma, ciğerlerinizden alıp verebildiğiniz hava miktarında azalmaya sebep olabilir.
Daralma ve iltihaplanma; hırıltılı solunum, öksürük, göğüs darlığı ve nefes darlığı gibi semptomlara yol açabilir. Ayrıca, tedavi edilmediği takdirde, astım uzun vadede akciğer işlevlerinin kaybına da sebep olabilmektedir. Devamını oku…